+90 555 608 59 45 | info@rolpa.com.tr
Kurumsal İhale Takip & Bilişim Çözümleri

Veri Kaybı Kabusunuz Olmasın: KOBİ’ler İçin Yedekleme ve Siber Güvenlik

Yazar Rolpa Editör
06.02.2026 151 Okunma
Veri Kaybı Kabusunuz Olmasın: KOBİ’ler İçin Yedekleme ve Siber Güvenlik

Verileriniz Ne Kadar Güvende?

Bir sabah ofise geldiğinizde tüm muhasebe kayıtlarınızın, müşteri listenizin ve proje dosyalarınızın şifrelendiğini hayal edin. Ekranda bir not: “Dosyalarınızı geri almak istiyorsanız şu kadar ödeyin…” Bu bir korku filmi senaryosu değil; her gün yüzlerce KOBİ'nin yaşadığı Ransomware (Fidye Yazılımı) gerçeğidir.

Ransomware saldırılarının en acı tarafı şudur: Saldırı genelde bir “büyük şirket” hedefi değil, hazırlıksız hedef arar. Yani “bize kim saldıracak ki?” yaklaşımı, maalesef en riskli yaklaşımdır. Bir KOBİ için veri kaybı; sadece dosyaların kaybolması değil, işin durması, ciro kaybı, itibar zedelenmesi ve bazen hukuki sorumluluk demektir.

İyi haber: Siber güvenlik her zaman pahalı çözümlerle başlamaz. Basit ama disiplinli üç adım, riskinizi ciddi oranda azaltır: doğru yedekleme, insan farkındalığı ve güncel/orijinal yazılım.


1. 3-2-1 Yedekleme Kuralı

Veri güvenliğinin temeli, aslında “yedek”tir. Çünkü ransomware’in hedefi tek şeydir: veriye erişimi engellemek. Eğer temiz bir yedeğiniz varsa, fidye notu sadece bir sinir bozucu mesaj olarak kalır.

Dünya standartlarında kabul gören 3-2-1 yedekleme kuralı şöyledir: Verilerinizin en az 3 kopyası olmalı, bu kopyalar 2 farklı medya türünde (örn: Disk ve Bulut) saklanmalı ve 1 kopyası mutlaka ofis dışında (off-site) tutulmalıdır.

3-2-1 Kuralını KOBİ'ler Nasıl Uygular?

  • 1. kopya (ana veri): Ofisteki sunucuda / bilgisayarlarda çalıştığınız aktif dosyalar.
  • 2. kopya (yerel yedek): NAS, harici disk veya yedekleme sunucusu (günlük otomatik).
  • 3. kopya (off-site): Bulut yedekleme veya farklı bir lokasyonda tutulan şifreli yedek (haftalık/aylık).

Burada kritik nokta şudur: Yedek alıyor olmak yetmez; yedeğin geri dönüş testi yapılmalıdır. “Yedeğimiz var” deyip geri yükleme denemesi yapmayan çok firma, kriz anında yedeğin bozuk olduğunu fark eder. Bu nedenle belirli periyotlarla (ayda bir gibi) örnek bir klasörü geri yükleyip test etmek altın değerindedir.

Ayrıca ransomware senaryolarında, saldırgan bazen ağ içindeki yedekleri de şifrelemeye çalışır. Bu yüzden off-site yedeğin erişimi kısıtlı olmalı (ayrı kullanıcı, ayrı yetki, mümkünse versiyonlama/immutable yedek).


2. Çalışan Eğitimi: En Zayıf Halka

Siber güvenlikte acı bir gerçek vardır: En pahalı güvenlik duvarlarını da kursanız, bir çalışanınızın “Fatura.exe” adlı virüslü bir e-postayı açması tüm sistemi çökertir. Bunun nedeni saldırıların büyük kısmının insanı hedeflemesidir. Phishing (oltalama), sahte kargo SMS’i, “hesabınız kapatılacak” e-postası, WhatsApp’tan gelen linkler… Bunlar teknik açıktan önce insan refleksini kullanır.

Bu yüzden personelinize siber güvenlik farkındalık eğitimi aldırmak, en iyi yatırımlardan biridir. Ama eğitim “bir kere” yapılıp unutulursa etkisi azalır. Doğru yaklaşım, kısa ve tekrarlı farkındalık rutinleri oluşturmaktır.

Bir KOBİ İçin Minimum Farkındalık Listesi

  • E-posta eki açmadan önce: Gönderen adresi ve dosya uzantısını kontrol et.
  • Link tıklamadan önce: URL’yi kontrol et (benzer domain tuzaklarına dikkat).
  • Makro uyarıları: Office dosyası “Enable Content/Macro” istiyorsa iki kere düşün.
  • Şifre alışkanlığı: Aynı şifreyi her yerde kullanma; mümkünse MFA/2FA aç.
  • Şüpheli bir durumda: “Bir şey olmaz” demek yerine IT’ye haber ver.

Pratik öneri: Ekip içinde “şikayet etmek” yerine “erken uyarmak” kültürünü teşvik edin. Bir çalışan şüphelenip sorduğunda azar işitirse, bir sonraki sefer sormaz. Oysa siber güvenlikte 5 dakikalık erken uyarı, 5 günlük iş kaybını engelleyebilir.


3. Güncel Yazılım ve Lisanslama

Kırık (crackli) Windows veya Office programları kullanmak, arka kapıları hackerlara sonuna kadar açmak demektir. Çünkü crack işlemleri genellikle sistem dosyalarını değiştirir, güvenlik mekanizmalarını devre dışı bırakır ve farkında olmadan cihazınıza zararlı yazılım yerleştirebilir. Bu nedenle orijinal yazılım kullanmak bir maliyet değil, güvenlik sigortasıdır.

Sadece lisans değil, güncelleme disiplini de kritik: Birçok saldırı, yeni keşfedilmiş açıklardan değil, aylar önce yamalanmış ama güncellenmemiş sistemlerden içeri girer. İşletmeler genelde “yarın güncelleriz” diye ertelediği için risk büyür.

Minimum Teknik Hijyen

  • Windows / macOS güncellemesi: Otomatik güncelleme açık olmalı.
  • Antivirüs / EDR: Sadece kurulu değil, güncel ve aktif olmalı.
  • Tarayıcı ve eklentiler: Chrome/Edge/Firefox güncel tutulmalı; gereksiz eklentiler kaldırılmalı.
  • Yetki yönetimi: Her kullanıcı “admin” olmamalı. Yetkiler rol bazlı verilmeli.

Bonus: Kriz Anında Ne Yapmalısınız?

Tüm önlemlere rağmen bir gün şüpheli bir durum yaşayabilirsiniz. Bu noktada panik yerine hızlı ve doğru aksiyon önemlidir:

  1. Cihazı ağdan ayırın: Wi-Fi kapatın, ethernet kablosunu çekin (yayılmayı yavaşlatır).
  2. IT ekibini / hizmet sağlayıcıyı haberdar edin: Erken müdahale zararı azaltır.
  3. Yedekleri koruyun: Yedek diskleri ağa bağlı bırakmayın.
  4. Log ve delilleri saklayın: Sonradan analiz için önemlidir.
  5. Geri dönüş planını çalıştırın: Temiz yedekten geri yükleme ve parola sıfırlama.

Önemli not: Bu yazı hukuki bir danışmanlık değildir; ancak işletmeler için genel bir kural şudur: Mümkünse fidye ödemek yerine, temiz yedekten dönüş senaryosu planlamak en sağlıklı yaklaşımdır.


Sonuç

Verilerinizin güvende olup olmadığını anlamanın en basit testi şudur: “Bugün her şey şifrelenirse yarın işime devam edebilir miyim?” Cevabınız net değilse; yedekleme, farkındalık ve güncelleme konularında acil aksiyon almak gerekir.

3-2-1 yedekleme kuralı, çalışan eğitimi ve orijinal/güncel yazılım üçlüsü bir araya geldiğinde, KOBİ'lerin büyük kısmı ransomware riskini ciddi şekilde azaltabilir. Dijital dönüşümün temeli, sadece hız ve verimlilik değil; dayanıklılıktır.

Sponsorlu Bağlantılar
Bu yazıyı paylaş:
Facebook Twitter WhatsApp